GreenUp Women Kaygıdan Eyleme: Eko Anksiyete Paneli 17.02.2026

Projenin Adı:

GreenUp Women – Kaygıdan Eyleme Eko Anksiyete Paneli

Projenin Başlangıç-Bitiş Tarihi :

15.01.2026 – 17.02.2026

Projenin Amacı:

Birleşmiş Milletler tarafından 2015 yılında kabul edilen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, kalkınmayı ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla bütüncül bir çerçevede ele almaktadır. Günümüzde derinleşen iklim krizi ise, kalkınma politikalarının çevresel sınırlar ve toplumsal sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır.

İklim değişikliği yalnızca çevresel bir sorun değil; aynı zamanda ekonomik yapıları, çalışma yaşamını ve toplumsal dinamikleri etkileyen çok boyutlu bir dönüşüm alanıdır. Bu dönüşüm sürecinde ortaya çıkan eko anksiyete, bireylerin iklim krizi ve çevresel belirsizlikler karşısında hissettikleri kaygı, belirsizlik ve çaresizlik duygularını ifade etmektedir. Ancak bu durum yalnızca bireysel bir psikolojik deneyim değil; aynı zamanda toplumsal ölçekte yaşanan dönüşümün önemli bir yansımasıdır.

GreenUp Women Kaygıdan Eyleme: Eko Anksiyete Paneli, bu ihtiyaçtan hareketle tasarlanmış; eko anksiyeteyi sürdürülebilirlik perspektifinde ele alarak bireysel farkındalığı toplumsal dayanıklılığa ve kolektif eyleme dönüştürmeyi amaçlayan bir platform olarak kurgulanmıştır.

GreenUp Women yaklaşımıyla şekillenen bu çerçeve; topraktan başlayan, toplulukla güçlenen ve geleceğe taşınan bir dönüşüm anlayışını temel almaktadır. Proje aynı zamanda, çok paydaşlı bir bakış açısıyla mevcut durumu analiz etmeyi ve uygulanabilir çözüm önerileri geliştirmeyi hedeflemektedir.

Projenin Özeti:

BPW Ankara tarafından 10 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilen GreenUp Women – Yeşil Gelecek İçin Ortak Akıl Arama Konferansı, iklim krizine bütüncül bir perspektiften yaklaşılması gerektiğini güçlü biçimde ortaya koymuştur. Konferansta, iklim krizinin yalnızca çevresel ve ekonomik etkileri değil; aynı zamanda bireylerin ruh sağlığı, toplumsal dayanıklılık ve kolektif eylem kapasitesi üzerindeki etkileri de kapsamlı şekilde ele alınmıştır.

Konferans sürecinde öne çıkan en önemli çıktılardan biri, son yıllarda giderek daha görünür hâle gelen eko anksiyete kavramının, bireysel bir kaygı durumunun ötesine geçerek toplumsal ölçekte paylaşılan bir deneyime dönüştüğünün tespit edilmesidir. Bu durum, iklim krizinin psikososyal boyutlarının politika, eğitim ve sürdürülebilirlik stratejileri kapsamında bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bu çıktılar doğrultusunda, BPW Ankara tarafından 17 Mart 2026 tarihinde Çankaya Belediyesi ev sahipliğinde “Kaygıdan Eyleme: Eko Anksiyete” paneli gerçekleştirilmiştir. Panelde eko anksiyete; psikolojik, çevresel ve toplumsal boyutlarıyla ele alınarak, kaygının nasıl dönüştürülebileceği üzerine çok yönlü bir tartışma ortamı oluşturulmuştur. Alanında uzman konuşmacıların katkılarıyla;

  • Eko anksiyetenin bireysel ve toplumsal etkileri,

  • İklim krizinin yarattığı psikolojik yük,

  • Çevresel politikalar ve uygulamalar,

  • Sanatın ve toplumsal farkındalığın dönüştürücü gücü

gibi başlıklar kapsamlı biçimde değerlendirilmiştir.

Panel boyunca öne çıkan temel yaklaşım; eko anksiyetenin bastırılması gereken bir duygu değil, doğru yönlendirildiğinde farkındalık, sorumluluk ve kolektif eylem üreten bir dönüşüm alanı olduğudur.

Sonuç olarak, iklim değişikliğiyle mücadele yalnızca teknik ve çevresel çözümlerle sınırlı değildir. Bu süreç aynı zamanda bireylerin psikolojik dayanıklılığı, toplumsal farkındalık ve birlikte hareket etme kapasitesi ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle eko anksiyete, sürdürülebilirlik politikalarının ve toplumsal dönüşüm süreçlerinin önemli bir bileşeni olarak değerlendirilmektedir.

Sibel Cesur Akyunak, Uzman Psikolog, Girişimci ve IAPC Yönetim Kurulu Üyesi
Eko anksiyetenin psikolojik boyutlarını ele alarak, bu kavramın bir patoloji mi yoksa sağlıklı bir farkındalık biçimi mi olduğu üzerine önemli değerlendirmelerde bulunmuştur.

Dicle Tuba Kılıç, Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, Doğa Aktivisti
Eko anksiyetenin çevre mücadelesindeki yeri, Türkiye’nin ekolojik geleceği ve sürdürülebilir çözümler üzerine görüşlerini paylaşmıştır.

Zeynep Leloğlu, Kimya Mühendisi, Danışman
İklim politikaları, kamu çalışmaları ve Paris Anlaşması’nın etkileri üzerine bilgi ve deneyimlerini aktarmıştır.

Pınar Ayhan, Sanatçı, Tohumluk Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı
Eko anksiyeteyi; bir zayıflık değil, doğaya karşı sorumluluk bilincinin duygusal yansıması olarak ele almış ve sanatın dönüştürücü gücüne dikkat çekmiştir.

Dilek Yücedağ, Psikolojik Danışman, BPW Ankara Proje Komitesi Üyesi, Moderatör

Projenin Paydaşları :

Çankaya Belediyesi, Ankara

Projede Sürdürülebilirlik Yaklaşımı:

Eko anksiyete, iklim krizi ve çevresel yıkım karşısında bireylerde ortaya çıkan kaygı, belirsizlik ve çaresizlik duygularını ifade eden giderek yaygınlaşan bir olgudur. Ancak bu duygu yalnızca bireysel bir psikolojik durum değil; aynı zamanda içinde bulunduğumuz ekolojik ve toplumsal dönüşümün önemli bir yansımasıdır.

BPW Ankara tarafından gerçekleştirilen “Kaygıdan Eyleme: Eko Anksiyete” panelinde, bu kavram sürdürülebilirlik yaklaşımı çerçevesinde bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmıştır.

Panel kapsamında eko anksiyete;

  • bireysel ruh sağlığı,

  • toplumsal dayanıklılık,

  • çevresel farkındalık
    sürdürülebilir gelecek perspektifi

ile ilişkilendirilerek çok boyutlu şekilde değerlendirilmiştir.

Sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda, eko anksiyetenin yalnızca bir “kaygı durumu” olarak değil; aynı zamanda bireyleri harekete geçiren, farkındalık yaratan ve dönüşüm için itici güç olabilecek bir potansiyel taşıdığı vurgulanmıştır. Bu çerçevede, kaygının pasif bir duygu olarak kalması yerine; kolektif bilinç, topluluk temelli çözümler ve bireysel sorumluluk alanları aracılığıyla eyleme dönüşmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Panelde ayrıca, sürdürülebilirlik perspektifinin yalnızca çevresel boyutla sınırlı olmadığı; sosyal adalet, eğitim, yerel katılım ve kapsayıcılık gibi unsurları da içeren bütünsel bir dönüşüm sürecini gerektirdiği vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, eko anksiyetenin yönetilmesinde yalnızca bireysel başa çıkma yöntemlerinin değil; aynı zamanda sistemsel ve toplumsal çözümlerin de kritik rol oynadığını ortaya koymaktadır.

GreenUp Women yaklaşımıyla şekillenen panel, kaygıyı görünür kılan, normalleştiren ve onu dönüştürücü bir güce evirmeyi hedefleyen bir anlayış sunmuştur. Topraktan başlayan, toplulukla güçlenen ve geleceğe taşınan bu yaklaşım; bireylerin yalnız olmadığını hissettiren, birlikte üretme ve çözüm geliştirme alanları açan bir sürdürülebilirlik vizyonunu ortaya koymaktadır.

Projenin Kapsadığı Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları: