Equal Pay #2: Regulations Driving Action For Equal Pay: How Companies Prepare 10.06.2026
Raporu Hazırlayan : İnci Duru Bayer – Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği 1. Sınıf Öğrencisi / Young BPW Ankara Üyesi
Webinarda eşit işe eşit ücret konusunun yalnızca etik bir mesele değil; aynı zamanda insan hakları, kurumsal yönetişim, ESG (Environmental, Social, Governance – çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim), sürdürülebilirlik ve yasal uyumluluk açısından giderek daha önemli hale gelen küresel bir konu olduğu vurgulandı. Konuşmacılar, şirketlerin artık yalnızca ücret politikaları oluşturmasının yeterli olmadığını; bu süreçleri datalarla takip etmesi, düzenli şekilde raporlamaları ve daha şeffaf hale getirmeleri gerektiğini belirtti.
Oturum boyunca özellikle farklı ülkelerde yürürlüğe giren veya hazırlık aşamasında olan eşit ücret düzenlemeleri üzerinde duruldu. Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok bölgede şirketlerden gender pay gap (aynı iş veya benzer değerde işlerde kadınlar ve erkekler arasındaki ortalama ücret farkı) verilerini paylaşmaları, maaş analizleri gerçekleştirmeleri ve ücretlendirme süreçlerinde daha fazla şeffaflık sağlamaları beklendiği ifade edildi. Webinar boyunca “2027 itibarıyla bu artık bir seçenek değil, bir zorunluluk” mesajı özellikle vurgulandı. Sunumlarda farklı ülkelerden örnekler paylaşılırken Arnavutluk ve Brezilya gibi ülkelerin uygulamaları karşılaştırıldı. Özetle, Brezilya daha çok belirli büyüklükteki şirketlere yönelik katı raporlama zorunlulukları ve cezalarla konuyu ele alırken; Arnavutluk AB adaylık süreci doğrultusunda tüm işletmeyi kapsayan ve AB standartlarına entegre olmayı hedefleyen bir yaklaşım sergilemektedir. Bu karşılaştırmalar, eşit ücret konusunda ülkelerin farklı seviyelerde
ilerleme kaydettiğini ancak küresel ölçekte ortak bir dönüşüm yaşandığını gösterdi. Ayrıca legislation (yasal düzenleme) süreçlerinin şirketler üzerinde giderek daha fazla baskı oluşturduğu ve şirketlerin yalnızca mevcut kurallara uyum sağlamasının yeterli olmayacağı belirtildi.
Konuşmacılar özellikle “Compliance does not equal readiness” ifadesine önemle değindiler, yalnızca yasal gereklilikleri karşılamanın şirketlerin gerçekten hazır olduğu anlamına gelmediğini
ifade ettiler.Gerçek hazırlığın; güçlü veri sistemleri, düzenli analizler, şeffaf raporlama mekanizmaları ve kurumsal kültür dönüşümü gerektirdiği belirtildi. Webinarda ayrıca “objective job evaluation” yaklaşımının önemi üzerinde duruldu. Konuşmacılar, ücret eşitliğinin sağlanabilmesi için şirketlerin çalışanları yalnızca unvanlara göre değil; sorumluluk, yetkinlik, iş yükü ve pozisyonun şirkete kattığı değer gibi objektif kriterlere göre
değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Bu yaklaşımın, özellikle bilinçsiz önyargıları azaltmada ve ücretlendirme süreçlerinde daha adil sistemler kurulmasında önemli rol oynadığı ifade edildi.
Şirketlerin bu süreçlere hazırlanabilmesi için:
• düzenli ücret analizleri yapması,
• gender pay gap verilerini takip etmesi,
• veri toplama ve raporlama sistemlerini geliştirmesi,
• insan kaynakları ve yönetişim süreçlerini daha şeffaf hale getirmesi,
• ücretlendirme politikalarını düzenli olarak gözden geçirmesi gerektiği ifade edildi.
Sunumlarda ülkelerin equal pay süreçlerinde kullandığı araç ve uygulamalara da değinildi. Özellikle İspanya’nın “National Job Evaluation Tool” sistemi örnek gösterilirken, İsviçre’de kullanılan “Logib” ve “Argib” gibi araçlardan bahsedildi. Bu sistemlerin şirketlerin ücret eşitliği analizlerini daha objektif ve veri temelli şekilde gerçekleştirmesine yardımcı olduğu ifade edildi. Ayrıca bu araçların, olası ücret farklılıklarını tespit etmede ve şirketlerin şeffaf raporlama süreçlerini desteklemede önemli rol oynadığı vurgulandı. Webinarda ayrıca International Labour Organization (ILO)’nun equal pay süreçlerine yönelik teknik destek mekanizmalarına da değinildi. ILO’nun şirketlere ve politika yapıcılara; ücret analizleri, veri toplama yöntemleri, objektif iş değerlendirme sistemleri ve eşit ücret standartlarının uygulanması konusunda rehberlik sağladığı ifade edildi. Bu teknik desteğin, şirketlerin yalnızca yasal uyumluluk sağlaması değil, aynı zamanda uzun vadeli ve sürdürülebilir eşit ücret politikaları geliştirebilmesi açısından önemli olduğu vurgulandı.
Webinarda eşit ücret konusunun ESG ve sürdürülebilirlik raporlamalarıyla olan bağlantısı da ele alındı. Yatırımcıların, çalışanların ve kamuoyunun şirketlerden artık daha fazla şeffaflık beklediği; ücret eşitliğinin kurum kültürü, çalışan bağlılığı ve şirket itibarı açısından önemli bir gösterge haline geldiği belirtildi.
Soru-cevap bölümünde katılımcılar tarafından equal pay süreçlerinde yapay zekânın rolü hakkında da sorular
yöneltildi. Konuşmacılardan biri, yapay zekâ sistemlerinin mevcut insan önyargılarını algoritmik hale getirerek daha sistematik biçimde yeniden üretebildiğini ve bu nedenle dikkatli kullanılmadığında risk oluşturabileceğini ifade etti. Bir diğer konuşmacı ise yapay zekânın hem olumlu hem olumsuz etkiler yaratabileceğini, önemli olan noktanın bu sistemlerin etik çerçevede tasarlanması ve düzenli olarak denetlenmesi olduğunu belirtti.
Soru-cevap bölümünde ayrıca “EPIC is the only global coalition on this issue. So what can governments and companies achieve together that laws alone cannot?” sorusu da ele alındı. Konuşmacılar, yalnızca yasal düzenlemelerin tek başına yeterli olmadığını; gerçek dönüşümün kamu kurumları, şirketler ve uluslararası organizasyonlar arasındaki iş birliğiyle mümkün olabileceğini vurguladı. Özellikle bilgi paylaşımı, iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması,
ortak standartların geliştirilmesi ve şirketlerin birbirlerinden öğrenebilmesi gibi konularda küresel iş birliklerinin büyük önem taşıdığı ifade edildi. Ayrıca bu tür platformların şirketlere yalnızca yasal uyumluluk değil, aynı zamanda kültürel dönüşüm ve uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından da katkı sağladığı belirtildi.
Genel olarak webinar, eşit ücret konusunun artık yalnızca sosyal sorumluluk kapsamında değil; şirketlerin uzun vadeli sürdürülebilirliği, yasal uyumluluğu ve kurumsal hesap verebilirliği açısından da önemli bir öncelik haline geldiğini göstermiştir. Bu yüzden de oldukça faydalı bir seminer oldu.